Matematiği öğretecek kimselerin matematiğin tarihini, temel kavramlarını, bu temel kavramların ne gibi sorunlar, koşullar altında oluşturulup geliştirildiğini anlaması gerekir. Yoksa matematik belli işlemleri “kurnazca çözüverme” tehlikesi yaşıyor. G.H. Hardy

2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Başlıyor

Yeni eğitim öğretim yılı 8 Eylül'de başlayacak.

İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik

“Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” Resmi Gazete’de yayımlandı.

Ders etkinliklere katılım ve proje değerlendirme ölçeği (otomatik)

Proje ve Ders etkinliklere katılım ölçeği hazırlamak için e-okuldan kopyaladığınız öğrenci ve puanları yapıştırarak kullanabileceğiniz otomatik çizelge..

Matematik Dersi Yıllık Planları eklenmeye başlamıştır.

Cevatpaşa Ortaokulu yıllık planları eklenmeye başlamıştır.

Ödev Kontrol Çizelgesi

Aylık olarak öğrencilerin yaptıkları ödevlerin durumunu yüzdelik olarak hesaplayan program.

01 Eylül 2019

Geometri


Geometri

Geometri 'yer' ve 'ölçme anlamlarına gelen, 'geo' ve 'metrein' sözcüklerinden oluşan bir terimdir. Geometri bilim dalını daha çok şekiller içerir. Tabiatta her yerde şekil görüldüğünden geometri bilimi, insanın yaratılmasıyla başlamıştır. Mısır’da geometrinin başlaması her yıl taşan Nil sularının altında kalan tarla sınırlarını yeniden çizmek olabilir. Mısır’ın yanı sıra Babil, Hint ve Çin gibi eski uygarlıklarda da gelişen geometri o dönemlerde büyük ölçüde, el yordamı, ölçme ve sezgiye dayanan bir yığın işlem ve bulgudan ibaret çalışmalardır. Eski Mısır da üçgenin, karenin ve dikdörtgenin alanının nasıl bulunacağı biliniyordu. Ayrıca üç boyutlu cisimlerin (piramit gibi) hacimleri de hesaplanabiliyordu. Avrupa kıtasında geometri, M.Ö. 7. yüzyılda, Yunan Thales ile karşımıza çıkıyor. M.Ö. 330 ve 320’de Euclid 13 ciltlik Elemanlar adlı eserinde geometriye yer vermiştir. Euclid’den sonra Archimedes ve Apullnins da geometri ile uğraşmıştır. Analitik geometri ise, ilk olarak Fransız matematikçiler Descartes ve Fermanat tarafından kullanılmıştır. Daha sonra, Leibniz, Cramer, Euler tarafından analitik geometrinin yöntemleri geliştirilmiştir.

Geometriye katkısı olan bazı bilim adamları şunlardır:

Öklid: Elemanlar adlı 13 ciltlik geometri kitabı vardır. Öklid postülatı, öklid geometrisi önemli eserleridir.

Pisagor: Geometride, sonuçların aksiyum ve postulatlardan elde edildiği görüşünü ilk defa ortaya koymuştur. Fisagor teoremi, aritmetiğin geometriye uygulanması önemli eserleridir.

Thales: Bir daire içine üçgen çizme problemi; ters açıların eşitliği, üçgenlerin kenarları ile ilgili bağıntılar, birinci ve ikinci Thales bağıntısı önemli eserleridir.

Diğer Bilim Adamları: Gauss, Cornot, Euler, Ömer Hayyam, Kepler, Laplace, Descartes, Ali Kuşçu, Buruni, Mange Apollonius, Kepler, Hamılton, Pascal, Gaspard, Jean Victor Poncelet ve daha birçok bilim adamı vardır.

Geometri: Noktada başlar. Doğruda yol alır. Düzlemde gezinir. Uzayda uçurur.

Geometri yaşadığımız her yerde vardır. Binalarda, ev eşyalarında, tabiatta, semalarda arabalarda yani kainatta her yerde vardır


Paylaş:

BÜYÜK SAYILARIN ADLANDIRILMASI

BÜYÜK SAYILARIN ADLANDIRILMASI
Bir milyon, milyar, trilyon, katrilyon. Bildiğimiz büyük sayılar bunlar peki ya daha büyük sayılar. Öğrenciler için; büyük sayıların isimlerini bilmenin çok şey biliyormuş gibi görünse de aslında gereksiz bir bilgi ve internetten gerektiğinde bunun gibi bir listeye bakarız. Size çok büyük sayıların isimlendirilmesi. Merak edenlere :-)



Bir milyon
1.000.000
Bir milyar
1.000.000.000
Bir trilyon
1.000.000.000.000
Bir katrilyon
1.000.000.000.000.000
Bir kentilyon
1.000.000.000.000.000.000
Bir seksilyon
1.000.000.000.000.000.000.000
Bir septilyon
1.000.000.000.000.000.000.000.000
Bir oktilyon
1.000.000.000.000.000.000.000.000.000
Bir nobilyon
1.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000
Bir desilyon
1.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000
DAHA BÜYÜK SAYILAR NASIL ADLANDIRILIR?
10^0. Bir (1)
10^3. Bin (1.000)
10^6. Milyon (1.000.000)
10^9. Milyar (1.000.000.000)
10^12. Trilyon (1.000.000.000.000)
10^15. Katrilyon
10^18. Kentilyon
10^21 Seksilyon
10^24. Septilyon
10^27. Oktilyon
10^30. Nonilyon
10^33. Desilyon
10^36 . Undesilyon
10^39 . Dodesilyon
10^42 . Tredesilyon
10^45 . Kattuordesilyon
10^48 . Kendesilyon
10^51 . Sexdesilyon
10^54 . Septendesilyon
10^57 . Oktodesilyon
10^60 . Novemdesilyon
10^63 . Vigintilyon
10^66 . Unvigintilyon
10^69 . Dovigintilyon
10^72 . Trevigintilyon
10^75 . Kattuorvigintilyon
10^78 . Kenvigintilyon
10^81 . Sexvigintilyon
10^84 . Septenvigintilyon
10^87 . Oktovigintilyon
10^90 . Novemvigintilyon
10^93 . Trigintilyon
10^96 . Untrigintilyon
10^99 . Dotrigintilyon
10^102 . Tretrigintilyon
10^105 . Kattuortrigintilyon
10^108 . Kentrigintilyon
10^111 . Sextrigintilyon
10^114 . Septentrigintilyon
10^117 . Oktotrigintilyon
10^120 . Novemtrigintilyon
10^123 . Katragintilyon
10^126 . Unkatragintilyon
10^129 . Dokatragintilyon
10^132. Trekatragintilyon
10^135. Kattuorkatragintilyon
10^138. Kenkatragintilyon
10^141. Sexkatragintilyon
10^144. Septenkatragintilyon
10^147. Oktokatragintilyon
10^150. Novemkatragintilyon
10^153. Kenquagintilyon
10^156. Unkenquagintilyon
10^159. Dokenquagintilyon
10^162. Trekenquagintilyon
10^165. Kattuorkenquagintilyon
10^168. Kenkenquagintilyon
Paylaş:

ATATÜRK’ÜN MATEMATİK ALANINDA YAPTIĞI ÇALIŞMALAR




Atatürk'ün yaşamında (1881-1938) ilk olağanüstü başarısı, 1893 yılında, çocukluk çağında, orta öğrenimi döneminde matematik dersinde olmuş ve bunun sonucu olarak dersin öğretmeni O'nun adına "Kemal" ismini eklemiştir. Atatürk, Selanik Askeri Rüştiyesinde" geçen bu olayla ilgili anısını şöyle anlatıyor:

"... Rüştiyede en çok matematiğe merak sardım. Az zamanda bize bu dersi veren öğretmen kadar belki de daha fazla bilgi edindim. Derslerin üstündeki sorularla uğraşıyordum, yazılı sorular düzenliyordum. Matematik öğretmeni de yazılı olarak cevap veriyordu. Öğretmenimin ismi Mustafa idi, bir gün bana dedi ki:
-"Oğlum senin de ismin Mustafa benim de. Bu, böyle olmayacak, arada bir fark bulunmalı. Bundan sonra adın Mustafa Kemal olsun."
O zamandan beri ismim gerçekten Mustafa Kemal oldu.

Öğretmen sert bir adamdı. Sınıfta birinci, ikinci tanımıyordu. Bir gün bize:
"Aramızda kendine kimler güveniyor kalksınlar, onları müzakereci (çalıştırıcı) yapacağım" dedi.Önce duraksadım. Ayağa öyleleri kalktı ki ben kalkmamayı tercih ettim. Bunlardan birinin çalıştırıcılığı altına girdim, çalışmanın ortasında daha fazla dayanamadım. Ayağa kalkarak:
-"Ben bundan daha iyi yaparım" dedim, bunun üzerine öğretmen beni çalıştırıcı yaptı. Eski çalıştırıcıyı benim müzakerem altına verdi.Askeri Rüştiyeyi bitirdiğimde matematik merakım epeyce ilerlemişti. Manastır Askeri İdadisinde matematik pek kolay değildi. Bununla uğraşımı sürdürdüm... İdadide iken bıkmaksızın çalışıyorduk. Sınıfta birinci, ikinci olmak için hepimizde şiddetli bir gayret vardı. Sonunda idadiyi bitirdim. Harbiyeye geçtim, burada da matematik merakı sürüyordu..." Mustafa Kemal, Selanik Askeri Rüştiyesindeyken, matematik öğretmeni yüzbaşı Mustafa efendi sınıfa gelmediğinde, onun yerine birçok kez bu dersi vermiştir.

Atatürk, yaşamının askeri öğrenim sonrası dönemlerini, ulusal ve uluslar arası büyük savaş ve devrim olayları içinde, aklın ve bilimin kılavuzluğunu izleyen Büyük Asker, Ulusal ve Çağdaş Devlet kurucusu, "Yirminci Yüzyılın Gerçek Önderi" olarak geçirdi. O'nun bu dönemlerde, ölümünden yaklaşık birbuçuk yıl öncesine değin matematikle ne ölçüde uğraştığını bilmiyoruz.Bu konuda, Türk Dil Kurum Başuzmanı A.Dilaçar'ın 10.11.1971 tarihli bir yazısı çok ilginç bilgiler vermektedir. Bu yazıdan öğrendiğimize göre,
"Atatürk ölümünden birbuçuk yıl kadar önce, üçüncü Türk Dil Kurultayından (24-31 Ağustos 1936) hemen sonra 1936-1937 yılı kış aylarında kendi eliyle Geometri adlı bir kitap yazmıştır".Atatürk, bunu, birtakım Fransızca geometri kitaplarını okuduktan sonra hazırlamış ve yapıt ilk kez 1937 yılında "Geometri öğretenlerle, bu konuda kitap yazacaklara kılavuz olarak Kültür Bakanlığınca yayınlanmıştır".

Bu 44 sayfalık yapıttaki boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesek kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eğik, kırık, çekül, yatay, düşey, yöndeş, konum, üçgen, dörtgen, beşgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, artı, eksi, çarp, bölü, eşit, toplam, oran, orantı, türev, alan, varsayı, gerekçe gibi terimler Atatürk tarafından türetilmiştir.Yapıttaki tanımların tümünü Atatürk yazmıştır. Her tanım, ilgi kavramı tüm öğeleriyle eksiksiz ve açık biçimde anlatmakta, özel ve temelli nitelikleri içermektedir. Gerekli ve yeterli örnekler de verilmiştir. Tanınmış bilim tarihçisi Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı, tam bir yetkiyle, bu Geometri kitabını, "küçük fakat anıtsal bir yapıt" diye nitelendirmiştir.

Atatürk, yaşamının önemli bir kesimini tarihin en büyük savaşlarından birinin içinde, ulusal ve evrensel sorumluluklar yüklenerek geçirdikten yıllarca sonra, düzenli bir mantık ve bilgi disiplini kesinlikle gerektiren matematik alanında, yeni türettiği terimlerle böylesine özlü bir yapıtı yazmakla, dil ve matematikteki üstün yeteneğini kanıtlamıştır. Atatürk'ün yaşamında çok belirgin bir örneğini izlediğimiz gibi, aslında dil ile matematiksel kültür arasında sıkı bağıntı vardır. Atatürk'ün dehasında, dil ve matematik gibi aklın değişik disiplinleri birbirini karşılıklı olarak hep olumlu yönde etkilemiş ve geliştirmiştir. Atatürk, "Fen terimleri o suretle yapılmalı ki anlamları ancak istenilen şeyi ifade edebilsin"demiş ve bunu, Osmanlıca çok sayıda terimin yerine öz Türkçe karşılıklarını türetirken üstün bir başarıyla gerçekleştirmiştir.Atatürk'ü, "Geometri" adlı yapıtını yazmaya zorlayan nedenleri, O'nun dil çalışmalarını yakından izlemek olanağını bulabilen tanınmış dil uzmanı A. Dilaçar şöyle açıklıyor:

" ... Atatürk hep matematikle uğraşırdı. Eski geometri terimleri çok ağdalı idi. Gen bile, uzun uzun bu terimleri okuduğum halde, şimdikiler Imışısında güçlüğünü daha iyi anlıyorum. Pedagojide bir gerçek var: Fıkır yolunun açık olması, bir ip ucunun bulunması lazımdır. Yoksa bir külçe gibi çöker. Müselles kelimesini ele alalım. Arapça okullarımızdan kaldırılmıştır. Sülüs'ten müştak (türetilmiş) bir kelime olduğunu öğrenin nasıl bilsin? Arapça soğurucu bir dildir. Örneğin "müsteşrik" "şark" kelimesinden gelmiş bir kelimedir. Önüne, ortasına, arkasına birtakım heceler eklenmiş. Bunun aslını bulmak bir Arapça gramer meselesidir, Okullarımızdan Arapça, Farsça kaldırılmış olduğundan, öğren id "müselles"i küde kelime olarak karşısında görecektir. "Uç" aklına gelmeyecektir. Ama müselles yerine "üçgen" dersek, hır üç var. "Gen". Atatürk'e göre "genişlikten" alınmıştır. Bir ipucu var. "Dörtgen" dörtten gelmiştir. Bir ipucu vardır. "Eşit", denk anlamında olan "eş"ten gelmiştir. Ama müsavi Arapça bir kelimedir. Bu sebeple Atatürk'ün prensipleri burada da doğru idi. On im için bu en ağdalı olan bu bilim dalını ele aldı ve kitabı örnek olarak bıraktı..."

Atatürk'ün matematik terimlerini türetme ve bunları öğretime yerleştirme çalışmaları konusunda Prof. Dr. Vecibe Latıpoğlu, şu bilgilen veriyor:" ... Atatürk, matematiği iyi bildiği ve sevdiği için, terim devrimine matematikten başlamıştır, denilebilir. Çünkü Türk Dili (Belleten)'in Şubat 1937 tarihli yayınından bir ay sonra, Atatürk, ceyb (sinüs) ve tece^b (koşmuş)'m Türkçe karşılıklarının bulunması için 29 Mart 1937 tarihli Ulus Gazetesine ilan verdirerek bir yarışma açtırmıştır... Sonunda hazırlanan bütün terimler, Türk Dili (Belleten) dergisinin Ekim 1937 tarihli sayısında yer almıştır. Terimler, Türkçe-Osmanlıca, Osmanlıca-Türkçe, Fransızca-Türkçe olmak üzere sıralanmış ve ön sırayı matematik terimleri almıştır...

Atatürk terim çalışmalarının ülkedeki etkisini öğrenmek için, 1937 yılı sonbaharında, Sivas'a giderek, vaktiyle Sivas Kongresini topladığı lise binasında, dokuzuncu sınıfın geometri dersine girmiştir''. Bu derste eski terimlerle öğrenimin zorluğunu birkez daha saptayan Atatürk, "Bu anlaşılmaz terimlerle, öğrencilere bilgi verilemez" diyerek kitabı atmış ve sonra tahta başına geçip "dili" yerine "kenar", "müselles" yerine "üçgen", "müselles mütesaviyül adla" yerine "eşkenar üçgen", "zaviye" yerine "açı" terimlerini kullanarak ünlü Pisagor teoremini öğrencilere anlatmıştır"'. Atatürk, bu inceleme gezisinde yanında bulunan Kültür Bakanı Saffet Arıkan'a tüm okul kitaplarının yeni terimlerle, hemen yarılması emrini vermiş ve Türkçeleştirilmiş terimlerle iki ayda hazırlanan kitaplar bütün okullara Kültür Bakanlığınca gönderilmiştir' .

Atatürk'ün türettiği matematik terimleri ve yaptığı geometri tanımlarının hemen hemen tümü bugüne değin değişmeksizin kullanıla gelmiştir. O'nun türettiklerinden sadece birkaç terim sonradan küçük ölçüde değiştirilmiştir. Örneğin Fransızca "hypothese'in karşılığı olan Osmanlıcıdaki" faraziye'nin yerine Atatürk, Türkçe "varsayı" terimini türetmiş ve sonradan bu terim varsayım" biçimini almıştır. Aynı şekilde O'nun "tümey açı", "bütey açı" terimlerinin yerini "tümler açı", "bütünler açı" terimleri almıştır. Çok az sayıda ve sınırlı olan bu terim değişikliklerini, Atatürk'ün dildeki temel ilkesinin doğruluğunun birer kanıtı saymak gerekir.

Diğer taraftan asıl müspet ilimlerin başında gelen matematik bilgisi Atatürk için başlıca bir konudur. Çünkü matematik insan topluluklarına müspet yol gösteren re uygulamasında yarar sağlayan müspet bir ılım dalıdır. İşte Atatürk bu ilime çok değer verdiği için hem nazarı kısımları çok iyi bellemiş, hem de bunların uygulamasına her bakımdan önem vermiştir. Hatta matematik terimlerinin bugün kullandığımı; deyimleri tamamen kendi buluşları ile saptamıştır.

Atatürk bu konuda konuşurken özellikle söylediklerinden şunları anımsıyorum: "Ben öğrenim devrimde matematik konusuna çok önem ı'ermiş ini dır ve bundan hayatımın çeşitli safhalarında başarı elde etmek için faydalanmış olduğumu söyleyebilirim. Onun için herkes matematik bilgisinin çok gerekli olduğuna inanmalıdır."

Matematiğe böylesine önem veren Atatürk'ün bu konudaki çalışmaları, tarihte çok az sayıda örneklerine rastlayabildiğimiz Büyük Eğitimci niteliği de olan devlet adamlarından bin olarak kendisine seçkin bir yer sağutmada etken olmuştu. O'nun olağanüstü başarılı yaşamı, akademisinin girişine "Matematik bilmeyen buruya girmesin" diye yazan, antik çağın ünlü filazofu Platon (Eflatun) Un bu dileğinin yararını modern çağda kanıtlamıştır, denilebilir.
      
                 

Paylaş:

28 Ağustos 2019

Ben...

1975 yılında İzmir Bornova'da doğdum ve çocukluk yıllarımı burada geçirdim. İlkokulu Bornova'da bitirdikten sonra ortaokulu Çanakkale Ticaret Lisesinin orta kısmında okudum. Ancak muhasebe derslerinden hoşlanmadığım için Ticaret Lisesinin lise kısmına devam etmeyip Çanakkale Lisesine gittim. 1992 yılında liseden mezun olup Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümünü kazandım. 1999'da üniversiteden mezun oldum ve askerliğimi Van'da Jandarma Asayiş Komutanlığında yaptım.

2001 yılında Tunceli'nin Hozat ilçesi Zübeyde Hanım Çok Programlı Lisesinde Matematik öğretmeni olarak göreve başladım. 3 yıl zorunlu hizmet sürem dolunca ilk görev yerim olan Tunceli'den Çanakkale'ye geldim. 2004 yılında Ezine ilçesinde Sarısöğüt İlköğretim Okulu ve 75. Yıl İlköğretim okulunda toplam 7 yıl çalıştıktan sonra 2011 yılında Çanakkale merkezde bulunan Cevatpaşa Ortaokuluna atandım. Hala aynı okulda görev yapmaktayım.
Paylaş:

27 Ağustos 2019

TÜRKÇE DERSİNE NASIL ÇALIŞILIR?


  • Türkçe dersi kişinin anlama ve yorumlu gücünü geliştirdiği için bu derste başarılı olmak diğer derslerde de başarıyı olumlu yönde etkilemektedir.
  • Türkçe dersinde anlama ve yorumlama gücünü geliştiren kitap okuma alışkanlığıdır. Doğru okuma ve doğru anlama için kitap okuma alışkanlığı edinmelisin.
  • Türkçe dersini dinlerken öğretmenin uyarılarını dikkate almalı, düzenli not tutmalı ve önemli yerlerin altını çizmelisin.
  • Türkçe sorularının büyük bir kısmı dil bilgisi sorularıdır. Dilbilgisinde konular birbirine bağlıdır; bu yüzden bir konuyu öğrenmeden diğerine geçmemelisin.
  • Okuma, anlama, yorumlama hızını artırmaya yönelik çalışmalar yapmalısın.
Paylaş:

TEST ÇÖZME TEKNİKLERİ



  • Bir konu ile ilgili test sorularını çözmeden kesinlikle o konu ile ilgili konu tekrarı yapılmalıdır.
  • İşlenmeyen konuların testleri önceden kesinlikle çözülmemelidir.
  • Konu testlerini çözerken soru kökleri dikkatli bir şekilde okunmalı ve yönlendirmeler iyi takip edilmelidir.
  • Testler üzerinde kesinlikle fazla karalama yapılmamalıdır. Çünkü o soruya tekrar dönüldüğünde fazla karalamalar zaman kaybettirebilir.
  • Beş şıktan oluşan her bir soru içerisinde kesinlikle bir doğru cevap ve dört tane yanlış cevap barındırır. İki şık arasında kalınan sorular arasında kesinlikle bilgi eksikliği vardır. Sorgulanan bilginin tekrar öğrenilmesi gerekmektedir.
  • Sorularda kimi zaman size ters düşen ifadelerle karşılaşabilirsiniz. Bu durumlarda da yapmanız gereken, sizden isteneni aramaktır.
  • Test çözerken önemli olan her sorunun çözülebilir olduğu algısının beyninizde yer etmesidir.
  • Konu testlerini çözerken çıkan yanlışlar bizi eksiklerimize yönlendirmede en önemli unsurdur. Çıkan yanlışlar doğrusunu öğrenmek ve eksik bilgilerimizi tamamlamak adına size yol gösterici olacaktır.
  • Test çözerken bir soruya çok fazla takılarak zihninizi bulandırmayın ve kendinize stres oluşturmayın.
  • Soruları okurken hızınızı kesecek olan dudak kıpırdatarak okumaktan uzak durmalı, göz ile okuma alışkanlığı kazanmalısınız.
  • Soruyu daha kolay çözmenizi sağlayacak önemli kelimelerin altını çizin. Sorudaki her şeyin altının çizilmemesi gerekmektedir.
  • Yanlış olduğuna kesin emin olmadıkça ilk işaretlediğiniz cevabı değiştirmeyin.
  • Doğru cevaba daha kısa sürede ulaşmak istiyorsanız yanlış olduğuna inandığınız şıkları hemen eleyiniz.
  • İnsan psikolojisi soru içindeki ifadeleri olumlu yönde algılamaya eğimlidir. Bu nedenle uzun metinli sorular daha kolay çözülebilen sorular olarak algılanmalıdır.
  • Her derse ait test içeriği o dersin özelliklerini taşır. Bu nedenle her ders için aynı test çözme mantığını kullanmak hatalıdır. Her ders için farklı test çözme mantığı geliştirmeniz test tekniğinizin gelişmesine yardım eder.
  • Paragraf sorularında genellikle paragraftan önce soru kökünün okunması paragrafın ikinci kez okunması zorunluluğunu önler ve zihin sorulan soruya göre paragrafı okuma eğilimi gösterir.
  • Tahmin yürütmekle kafadan atmak aynı şey değildir. Hiç alaka kurmadığınız sorularda kendinizi zorlamanın bir anlamı yok.
  • Bu durumlarda kafadan atmayın. Şıkları düşürdüyseniz hele iki şıkka indirdiyseniz, o zaman ilk aklınıza geleni işaretleyin. Genellikle doğru olmaktadır.
  • Soruların hepsi zor değildir. Hatta bazıları o kadar kolaydır ki bu kadar kolay değildir deyip olmayacak şıkkı işaretlersiniz. Bu gibi durumlara dikkat edin.
  • Soruyu 20 saniye içerisinde anlayamıyorsanız ya tekrar okuyun ya da geçin. Geçerken bu soruya tekrar döndüğünüzde ipucu olabilecek işaret koyun. Bu sorunun çözümünü ikinci tura bırakın.
  • Soruyu okur okumaz doğru seçeneği görmeye bakın. Teker teker yanlışları okuyup doğruyu bulmak da bir çözüm ama çok zamanınızı alır. Bunu başaramadığınızda da yanlışları eleyerek doğruya ulaşmaya çalışın.
  • Her 10 soruda bir durup gözünüzü kapatın ve sadece burnunuzdan derin bir nefes alın. Birkaç saniye tutun ve yavaş yavaş verin. Oksijen beyninize giden kan damarlarını genişletecek ve zihniniz daha hızlı çalışacaktır. Kaybettirdiğin vakitten çok kazandıracaktır, emin olabilirsiniz.
  • Bir soruya takıldığınızda kafanızı ritmik bir şekilde müzik dinler gibi sallayın. Kafanızın farklı çalıştığınızı ve odağınızı koruduğunu göreceksiniz. Bazı sorular vardır ki ilk etapta konsantre olamayınca vakit geçer sonra da ipucunu kaçırırsınız. Bu yöntem bu gibi durumlarda etkilidir.
  • Günde belirli bir süre test çözmeye zaman ayırın ve bu soruyu gitgide artırın. Saatli çalışarak da gittikçe daha kısa sürede bitirme oyunları oynayın. Hem zevkli hem gerilimli hem de geliştirici bir çalışma olacaktır.
Paylaş:

MATEMATİK VE GEOMETRİ DERSİNE NASIL ÇALIŞILIR?




  • Matematik dersine mutlaka ön hazırlık yapmış olarak gelmelisin
  • Dersi iyi dinleyip anlamadığın noktaları vakit kaybetmeden öğretmenine sormalısın.
  • Özellikle öğretmenin soru çözümlerinde kullandığı kısa yolları, kuralları, formülleri, işlem basamaklarını ezberlemek yerine sebep sonuç ilişkisi kurarak öğrenmelisin.
  • Matematik konuları derste iyi öğrenilmiş olsa bile düzenli tekrar yapılmaz ve test çözülmez ise çabuk unutulur.
  • Bu derste başarılı olabilmek için ön yargısız, sabırlı ve planlı olmak şarttır. Bu yüzden konu konu ve günü gününe çalışmalısın.
  • Çözemediğin soruları mutlaka öğretmenlerine sorarak çözüm yolunu öğrenmelisin.
  • Derse öğrendiğin konuyu unutma olasılığını ortadan kaldırmak için, öğrenilen konu ile ilgili mümkün olduğunca fazla soru çözmelisin.
  • Soru çözmeye öncelikle basit sorulardan başlamalısın. Çözümlerde benzerlikten ve yorum gücünden faydalanmalısın.
  • Matematik dersinde başarısızlığın nedeni ön yargı ve plansız çalışmadır. Düzenli çalışıp, gerekli altyapıyı oluşturduğunda matematiğin eğlenceli bir ders olduğunu anlayacaksın.
  • Geometri sorularını çözmeye başlamadan önce çözümlü örnekler incelemeli ve kavranmalıdır.
  • Geometri sorularının çoğu şekil içeren sorulardır. Dolayısıyla sorunun çözümü de şekil üzerindedir. Bu yüzden soruda verilen bütün değerleri şekil üzerine yerleştirerek soruyu çözmelisiniz.
  • Geometri soruları farklı yollardan da çözülebilir. Farklı yolları kavramanın en önemli şartı yeterince soru çözmedir.
  • Matematik ve geometri dersinde tekrar ve bol soru çözümü konuların hafızanızda kalmasını sağlar.
Paylaş: